Tasindik cok sukur...
Tasinmak kolay is degil aslinda. Bir suru esyayi paketlemek, evin icinde oradan oraya tasimak, sonra kamyon ayarlayip bir yerden bir yere nakletmek... Hele de kendiniz yapiyorsaniz ilk dusunmeye basladiginizdan itibaren aklinizin bir kosesine eziyet etmeye baslayan, sonra eziyetin boyutunu artirip izdiraba donusturen, nihayet tasinma aninda fiziksel iskenceye donusup ertesi gun ayaklarinizin sizlamasiyla neticelenen bir surec. ORada da bitmiyor maalesef. Sonra yeni evi yerlestirmek, yeni duzene alismak... Hepsi de zaman ve emek isteyen isler.
Peki bu kadar eziyeti neden ceker insan? Guzel soru. Madem bu kadar elim bir surec bu, insan neden bu yukun altina girer ki? Bu fakirin durumunda en buyuk sorun trafikteki eziyet birkac gun icerisinde cekilen yogun bir iskenceden daha elim olmasiyla alakali. Tasinmak zordur ama trafikle bogusmak ayni zorlugu azara azar yavas yavas icine cekmek demek.
Yanlis anlasilmasin, onceki evimizden cok memnunduk. ev sahibinin menejeri Joe abimizle cok siki fiki degildik ya, Allah icin bir kotulugunu de gormedik. Ne ihtiyacimiz olduysa hemen kosup geldi, tamirse tamir, mikrodalganin degistirilmesiyse o, ne lazimsa pek de ustelemeden yapti sagolsun. Ev deseniz onu acik, 8 km uzaktan agaclarin arasindan denizi bile goruyor azicik. Ferah. Ust kata tasinan Dave abimizin gunduzleri yurume bandinda yurumesi disinda ne sesi cikiyor ne solugu duyuluyor. Sakin mi sakin bir mahalle. O kadar ki Allah muhafaza olup kalsaniz kimsenin ruhu bile duymaz. Kanada seyahatimiz sirasinda kapi acik kalmis, iceride isik yanmis 5 gun boyunca da bir Allah'in kulu da bunlara ne oldu diye meraklanip bakmamis iceriye. Oyle sakin bir muhit sizin anlayacaginiz. Allah var, evden yana bir sikayetimiz hic olmadi.
Gel gor ki trafik basa bela. San Diego kucuk kasaba olmak uzere tasarlanmis ama sonradan birden buyuyuvermis garip bir sehir. Dogu bati istikametinde bazi ana yollar mevcutsa da kuzey guney istikametinde iki ana otoyol ve bir iki ana cadde disinda hicbir yol yok. 5 numarali yol Orange County, Los Angeles ve daha kuzeydeki California bolgelerini Meksikaya baglayan yol. Meksika demek ucuz tatil demek. Meksika demek ucuz alisveris demek bircoklari icin. Amerika'da 21 yasindan kucuklere icki satilmaz. Meksika demek liseli genclerin gidip kafayi cektikleri yer demek. Meksika demek ucuz iscilik demek. 5 numarali otoyol demek gunden 275 bin arabanin 4 seritten gidip gelmesi demek. Bu fakir icin manasi: ise ve okula 20 dakika yerine 50 dakikada gitmek demek.
Simdi evimiz San Diego'nun yine kuzey tarafinda. Hem malum teknoloji sirketleri kuzey tarafta konuslanmis. Okul deseniz o da yine kuzeye dusuyor. Hele dostlar, onlar hepten kuzeyde taa Orange County'deler. Simdi San Diego'daki dostlar okur da bizi dosttan saymadi diye gucenirler. Yok aman Allah muhafaza. Onlar da dost. Hem de basimizin taci dostlar. Lakin gucenmesinler, Orange County'dekilerle dostlugumuz daha bir eskilere dayanir. Hani derler ya "Ben onun kisa pantolonla dolastigi zamani bilirim" diye. OC'dekilerin cogunun Amerika'ya gelip yerlesmesini bilirim ben. Veletlerin gozumuzun onunde nasil da ayaklandiklarini, bacaksizken nasil birden boy atip servi boylu delikanlilar genc kizlar olduklarini gormus bu iki goz. Kolay mi sandiniz siz insanin alistigi muhiti birakmasini. Gavurun memleketi de olsa hayatimizin 5 senesi gecmis buralarda. Turkiye'deki ilk 10 seneyi saymazsak gecen zaman 15 sene. (Matematigi kuvvetli abiler yasimi da buradan cikaracaklar. Neyse, yas kompleksimiz yok cok sukur.) Yani hayatimin ciddi bir kismi gavurun artik "bizim" olmaya baslayan memleketinde gecmis. Eh ne de olsa yeryuzu Allah'in. Her bir karisinda gavurlar kadar benim de hakkim var. OC de de SD'den daha cok vakit harcayip daha cok dostlar edindigimize gore, demek OC'ye daha bir baglanmamiz da bir yere kadar anlasilabilir. Manasi: Evi San Diego'nun OC'ye yakin yerinde tuttuk.
Cok sukur, buralarda trafik sorunu yok. Trafik Del Mar'da basliyor. Biz onan once cikiyoruz yoldan. (Allah saptirmasin) Cikinca da iki sag iki sol yapiyoruz, bir de bakmissiniz evdeyiz. Evdeyken freeway'in gurultusu her daim kulaklarimizda deyim de siz anlayin aradaki mesafenin uzakligini yakinligini.
Tasinmak diye basladik, nerelere geldik simdi. Tasinmanin hic mi iyi yani yok yani? deermisim. Derim tabii. Elbet var da ondan demem hakli. Mesela trafikten kurtulmak cok makul bir sebep. Zaten en buyuk avantajlarimizdan birisi o. Sonra? Sonra, yeni bir muhit, yeni bir ortama alisma pratigi. Sonra insana bu dunyada hicbir yere hicbir zaman bagli olmadigini hatirlatan bir ibret. Nihayetinde bizi de bir kutunun icine koyup omuzlarda tasimayacaklar mi? Onun hatirlatmasi aslinda. Sonra, evdeki ivir zivirdan kurtulmanin vesilesi. Bu tasinma vesilesiyle yillardir duran bir suru kagidi, evraki uygun sekilde "recycle" ettik. Gavuristanda kagitlari, teneke kutulari, cam siseleri donusturmek kolay. Kapidaki ozel kutuya atinca gerisini cop isleri sirketi hallediyor. Bir suru kitabi da kutuphanelere bagisladim. Hem tasinirken yukumu hafiflettim, hem de bir suru gereksiz kalabaliktan kurtulup yeni kalabaliklar icin yer acmis oldum. Bu sefer atmaya kiyamadigim bircok seyi de bir dahaki tasinmada emekliye sevkedicem insaallah.
Hani derler ya "Ev sahibin var mi derdin var kardes" diye. Ben de onlara can-u gonulden katiliyorum. Neden mi? Kismetse onu da anlatirim bir gun insaallah.

0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa