18 Mayıs 2007 Cuma

Yiyeceğimizin Geleceği Emin Ellerde mi?

Biraz once "The Future of Food" diye bir belgesel seyrettim. (www.thefutureoffood.com)

Temel olarak genetik olarak degistirilmis yiyeceklerden ve bunlarin pazara hakim olmasindan bahsediyordu. Daha yuz yil oncesinde dunyada 5000'den fazla patates cesidi yetistiriliyormus. Su anda temel oalrak yetistirilen patates sayisi 4. 100 sene once sadece Amerika'da 7000 cesit elma yetistiriliyormus. Bugun birkac cesit kalmis. Binlerce cesit misirdan sadece bir avus elde mevcut. 100 sene once dunyada yiyecek oalrak yetistirilen bitkilerin %97'si yok olmus.

ASil korkunc olan bunun bazi sirketler eliyle bilincli oalrak koruklenmesi. Monsanto (www.monsanto.com) ve benzeri sirketler tohumlarin icine haserata karsi dayanikli gen koyduklarini iddia ediyorlar. Aslinda yapilan iki sey var. Birincisi bocekleri olduren kimyasallari ureten genleri tohumlara asiliyorlar. Boylece bitkinin kendisi kocaman bir bocek ilacina donusmus oluyor. O bitkiden yiyen bocekler, kurtlar aninda oluyorlar. Peki onlarin yiyemedigi sonra kimin sofrasina geliyor?

Ikincisi bu sirketler ayni zamanda bocek ilacid a satiyorlar. Ve tohumlara kendi bocek ilaclarina karsi dayanikli genler koyuyorlar. Sonra tarla ilaclaninca o bitkiden baska hersey oluyor. Peki ilaci kimden almak zorundayiz?

Dahasi bu gelistirdikleri genlerin patentini aliyorlar. Sonra patent kanunlarini kullanarak tarlasinda onalra ait genler bulunan tum ciftcileri dava ediyorlar. Tarlaya tohumlarin nasil geldigi onemli degil. Ister ruzgar getirsin, ister yandaki komsu ekerken senin tarlana kacirmis olsun, ister yoldan gecen bir kamyondan dokulmus olsun farketmez. Hatta tozlasma yoluyla genlerin havadan gelmis olmasi da onemli degil. Tarlanda o genler varsa patent kanunlarini ihlal ediyorsun ve kazanma sansin yok. Peki ruzgarin getirdigi tohuma hatta cicek tozuna nasil engel olur ki insan? Ciftciler icin cozum tohumu onlardan almak. Ite dalanmaktansa caliyi dolanmak meselesi yani.

Dahasi tohumlarin icine intihar genleri asiliyorlar. Yani tohumu ekiyorsun. Sonra cikan bitkileri tekrar tohum yapamiyorsun. Eksen de cikmiyor. Cunku seneye tohumu yine onlardan almani istiyorlar.

Dunyanin pekcok geri kalmis ulkesinde ciftciler binlerce yildir aldiklari urunun bir kismini tohumluk ayiriyorlar. Bu sekilde biyolojik cesitlilik korunuyor. Peki ama sizin koyde bir kisi dahi bilerek ya da bilmeyerek genetigiyle oynanmis tohum ekse ne olur? Tozlasma yoluyla binlerce yildir saf oalrak saklanmis urunlere aslinda o bitkiye ait olmayan genler bulasir. Buradaki ince nokta bu genlerin ayni turun baska orneklerinden gelmesi degil. O dogal olarak var olan ve cesitliligi artiran bir nimet. Buradaki sorun bulasan genlerin baliklardan, sigirlardan ya da bakterilerden gelmesi durumu. Yani domates yiyorsunuz aslinda ama o domateste okyanusun derinliklerinde yasayan bir baligin geni var. Yaradan bununla oynayanlarin basina musbet salmaz mi?

Genetik urunlerin insan sagligina etkileri ise bilinmiyor. Arastirilmiyor. Arastiran universite ogretim uyeleri universitelerinde zora sokuluyor. Yayinladiklari makaleler geri cekiliyor. Akademik dunyada afaroz ediliyorlar. Zaten arastirma parasini kim veriyor ki?

Benim guzel memleketimdeki koylu amcalar bunlari bilir mi dersiniz?

17 Mayıs 2007 Perşembe

Fiyat Rekabeti Kime Yarar?

Ayni mal icin fiyat uzerinden rekabet yapmak kimseye fayda getirir mi acaba? Kafa kurcalayici bir soru. Bir yandan fiyati kirinca rakiplerinize fark atmis olacaksiniz. Insanlar size gelecek ve sizden alacak mali.

Dusunun bir kere, pazarda alisveris yapiyorsunuz. Oradan birisi bagirmaya basliyor: Domatesin kilosu 2 Lira! Sonra yandaki komsusu bakiyor, herkes ondan aliyor. O bagiriyor bu sefer: Bizde 1.95! Sonra teyzeler ucuz domatese hucum ediyorlar ve secmeye basliyorlar. Ilk pazarci bakiyor pazar elden gidiyor, avazi ciktigi kadar bagiriyor bu sefer: Damping burda abla! 1.80 oldu domates. Boyle boyle derken domatesin kilosu 1.20'ye kadar dusuyor. Kim kar ediyor? Ilk anda pazardaki teyzeler. Ucuza domates almanin verdigi huzurla evlerinin yolunu tutuyorlar. Sonra?

Tuccarlardan birisi daha buyuk is yaptigindan toptancidan domatesin kilosunu 1.00'e aliyor. Digeri daha kucuk, ancak 1.20'ye pazarlik edebiliyor. Eh fiyat dusmus 1.20'ye zaten. Nasil kar etsin taze tuccar? Edemiyor ve haftaya pazara cikamiyor. Digeri de kimse gelip domates satmasin diye fiyati 1.20'de tutmak zorundadir.

Simdi soyle dediginizi duyar gibiyim: "Be hey gafil ve cok bilmis adam! Peki ama bu durumdan kurtulmanin, durumu herkes icin karli hale getirmenin yolu hic yok mu? Madem durum bu, nasil oluyor da piyasada bu kadar mal bu kadar tuccar var ve herkes bir ekmek goturebiliyor evine?"

Cevabin iki boyutu var. Birincisi herkes durumu biliyor. Eger fiyati cok kirarsa biliyor ki komsu da kiracak ve herkes zarar edecek. Onun icin herkes uc asagi bes yukari ayni fiyattan satiyor mali. Ucuza satana sosyal yaptirim uygulyorlar ve pazarda kimse yuzune bakmiyor. Sonucta giyatlar makul bir seviyede kaliyor esnaf adami icabi.

Ikincisi urunlerde degisiklik yapiyorlar. Belki domateste bunu yapmak daha zor ama orada bile farkli domatesler cikiyor piyasaya. Kirmizi doamtes, turuncu domates, sari domates, Ayas domatesi, yemeklik domates, salcalik domates, uzum domates, visne domates vs vs. Boylece aslinda ayni urun uzerinden rekabet yapmamis oluyorlar.

Baska sektorlerde bu cok daha bariz gorulebilir. Mesela arabalar aslinda ayni sey. Dort tekerlekli ustu kapali bir yerden bir yere gitmeye yarayan teneke kutu. Ama kimisi aile arabasi, kimisi patron arabasi, kimisi cilgin genclige gore. Satilan mal temelde ayni sey ve ayni ise yariyor. Ama insanlarin algilari farkli.

Sonuc? Fiyat rekabeti kimseye fayda getirmez.