14 Mart 2008 Cuma

Yenilenebilir Enerji Kaynaklari

Dunyada petrol ve diger enerji kaynaklari hizla tukeniyor. Aslina bakarsaniz petrol, dogal gaz, komur ve benzeri fosil yakitlar Allah'in bize bir defaya mahsus verdigi buyuk nimetler. Yuzlerce milyon yildir yerin derinliklerinde duran petrolu insanoglu acgozluluguyle cekip cikardi ve savurganca israf etti. Amerika'ya bir kez gelen bir insan ne demek istedigimi daha iyi anlar herhalde. 300 milyonluk ulkede 200 milyondan fazla araba var. yani yetiskin herkesin arabasi var bu ulkede. Daha kotusu herkes her gun daha buyugune heves ediyor. Sanki marifet gibi kocaman SUV'lere binip tek kisi dunyanin benzinini israf ediyor. Isin en kotu tarafi da dunyanin geri kalan kismindaki herkes de filmlerde gordukleri bu hayat tarzina ozeniyorlar. Sonuc: tukenmek uzere olan petrol kaynaklari ve surekli artan tuketim ve talep.

Enerji elbette sadece arabalarda tuketilmiyor. Enerji santrallerinden sanayiye pekcok yerde petrol cokca tuketiliyor. Kimya sanayiinde hammadde olarak kullaniliyor mesela. Kullandigimiz plastikten ilaclara kadar hersey petrolden yapiliyor. Duzgun kullanimasi halinde yuzlerce, hatta binlerce yil yetecek kadar petrol vardi dunyada. Ama biz acgozlu insanlar onu 150 senede tuketmeyi basardik. Ustelik de cevre kirliliginden nesli tuknen hayvanlara, global isinmadan kulturel yozlasmaya pekcok kotu sonucuyla birlikte.

Bati dunyasi artik kendilerine bir cikis yolu ariyorlar. Basta Avrupa olmak uzere pekcok ulke alternatif enerji kaynaklarina yoneliyor. Alternatifler de daha cok yenilenebilir enerji kaynaklari olmasina calisiliyor.

En yaygin insa edilen yenilenebilir enerji santralleri ruzgar enerjisiyle calisanlar. Bu kadar yaygin olmasinin sebebi oldukca basit ve zaten iyice oturmus bir elektrik teknolojisiyle ucuza cok miktarda enerji elde edilebilmesi. Ruzgar yerden yukari ciktikca daha kuvvetli esiyor. Onun bir bir direk dikiliyor ve tepesine 2 MW'a kadar gucte bir motor ve bir pervane takiliyor. Iste size bir elektrik santrali. Kotu haber, ruzgar cani ne zaman isterse o zaman esiyor. Kontrolu mumkun degil. Yil icerisinde baharda, gun icerisinde gece daha cok esiyor. Esmezse elektrik yok.

Bir diger enerji kaynagi gunes enerjisi. Temel olarak iki turlu teknoloji var. Birincisi gunes isinlarini bir yerde yogunlastirip isisini topluyor ve bu isiyi sonra su ya da yag gibi bir akiskani isitip buharlastirarak buhar gucuyle elektrik uretiyor. Ikinci teknoloji Fotovoltaik gunes panelleri. Burada silikondan yapilan ozel devrelerle gunes enerjisi dogrudan elektrige cevriliyor. Bu ikinci tur teknoloji birinciye gore daha pahali, ama daha verimli calisiyor. Gunes enerjisinin kotu tarafi sadece gunduz kullanilabilmesi. Hava karardiysa, ya da mevsim kissa, yahut da gunesin yuzunu cok gostermedigi bir yerdeyseniz, gunes enerjisi kullanamiyorsunuz.

Dalga enerjisi kullanarak elektrik ureten santraller de var. Bunlar denizdeki dalgalarin getirdigi suyu toplyarak ya da denizdeki akintilardan faydalanarak enerji uretiyorlar. Ama dalgalar da ruzgar ve gunes enerjisi gibi sadece belli zamanlarda kullanilabiliyor. Surekli bir enerji saglamak mumkun degil.

Turkiye'de cok kullanilamasa da gel-git enerjisinden faydalanarak enerji uretenler de var. Buradaki temel mantik sular yukseldiginde suyun onune set cekip kapatiyorsunuz. Sonra sular cekilince havuda biriken bu suyu yavas yavas salarak enerji elde ediyorsunuz. Kontrolu daha kolay ama cok buyuk bir alanda buyuk yatirim gerektiren bir proje bu. Ustelik de dunyanin her yerinde gel-gitler ayni sekilde kendini gostermiyor.

Baska bir cok teknolojiler yaninda bir de jeotermal kaynaklar var. Bu da kisaca yerlatindaki cok sicak sulari yuzeye cikarip buhar gucuyle elektrik uretme esasina gore calisiyor. Turkiye sicak yeralti sulari acisindan oldukca zengin bir memleket. Dunyanin toplam bilinen sicak su kaynaklarinin %8'i Turkiye'de. Ege bolgesinde bu kaynaklar daha fazla ve birkac tane de halen calisan jeotermal santral var. Denizli Kizilkaya'daki santral yerden cikan 250 derecelik buhar gucuyle calisiyor. Suyun o kadar sicak olmadigi yerlerde ise isitma amaciyla kullanilabiliyor. Edremit'ten Yerkoy'e bircok il ve ilcede sicak yeralti sulari isitma amaciyla kullaniliyor. Eger bilinen kaynaklar su anki ekonomik degerlere gore degerlendirilirse, Turkiye'nin elektrik ihtiyacinin %5'ini ve isinma ihtiyacinin %30'unu karsilayabilecek seviyede. Yeni kaynkalar arastirilir ve bulunursa bu miktar daha da artabilir.

Jeotermal kaynaklarin en onemli ozelligi surekli ayni seviyede enerji uretebilmesi. Bir baska deyisle yerden cikan su yaz kis, gece gunduz ayni miktarda ve ayni sicaklikta cikabiliyor. Ustelik hicbir yakit vs gerektirmediginden isletme maliyetleri son derece dusuk. Diger enerji kaynaklarina gore son derece buyuk bir avantaj. Surekliligin saglanmasi icin yerden cekilen suyun acilan kuyular vasitasiyla yeniden yeraltina enjekte edilmesi gerekiyor.

Eger Turkiye sahip oldugu jeotermal kaynaklari degerlendirirse elde edilen enerji iki tane Mavi Akim projesinin getirdigi gaza esdeger. Hem de ciddi hicbir isletme maliyeti olmadan, yakit parasi odemeden. Jeotermal kaynaklarimizi degerlendirme zamani artik.

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa